Gaziantep

Gaziantep İli, Akdeniz Bölgesi ile Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nin birleşme noktasında yer alır. Suriye’ye komşu bir sınır ili olan Gaziantep’in büyük bölümü, Güneydoğu Anadolu’nun batı kesiminde kalır, ilk çağlardan beri, insanlığın yerleşik yaşama geçtiği Mezopotamya’nın bir parçası olan il topraklan aynı zamanda, Ortadoğu’nun stratejik bir bölgesidir. Avrupa’dan gelip, Anadolu’dan güneydeki Arap ülkelerine giden karayolları, Gaziantep’ten geçer. Hindistan, Pakistan ve İran üzerinden gelen ve Akdeniz’e ulaşan en kısa karayolu da Gaziantep’ten geçmektedir.

36°28′ve 38° 01′ doğu boylamlarıyla, 36° 38′ ve 37 32′ kuzey enlemleri arasında kalan il toprakları, doğudan Urfa’nın Birecik ve Halfeti; kuzeydoğudan Adıyaman’ın Besni; kuzeyden Kahramanmaraş ‘in Pazarcık; batıdan Adana’nın Bahçe ve Osmaniye ile Hatay’ın Hassa ilçeleriyle çevrilidir.

Doğudan Fırat Vadisi, kuzeyden Pazarcık Ovalan, batıdan Amanus Dağları’nın doğu yamaçları gibi doğal sınırlarla çevrili olan ilin, güneyi Suriye devlet sınırıdır.

İl, 7.642 km2′lik alanıyla Türkiye topraklarının yaklaşık, % l’ini kaplar, ti merkezinin denizden yüksekliği ise 850 m dolayındadır.

Yaklaşık % 52’sini dağların kapladığı, ovaların payının ise % 27 dolayında olduğu Gaziantep’te toprakların % 99′u tarıma elverişlidir .

Gaziantep YERYÜZÜ ŞEKİLLERİ

Gaziantep İli, Toroslar’ın çizdiği yay ile Suriye ve Irak sınırları arasında kalan Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde bulunur. Türkiye’nin yedi coğrafi bölgesinden biri olan Güneydoğu Anadolu Bölgesi genelde az yüksek bir platodur; bir çok çanaklaşmış havza ve alçak tepeden oluşmuştur.

Hatay-Maraş Çukurluğu ile Fırat Irmağı arasında yer alan Gaziantep platosunun kuzeyi, yine bir çukurluk alan olan Araban Ovası ile kaplıdır.

Çukurluk alanlarla kuşatılmış olan yörede, en yüksek nokta 1.500 m’ye ulaşır. En alçak noktası 300 m dolayındadır. Ortalama yüksekliği 750 m olan bölgede, 500-750 ve 750-1.000 m yükseltili basamaklar, il toplam alanının yaklaşık % 83′ünü oluşturur. Plato üzerinde tabanlı vadiler ve karstik çukurlar oldukça yaygındır.

Gaziantep DAĞLAR: Gaziantep sınırları içine kuzeyden giren dağlar, Araban Ovası’nın batısından il merkezinin batısına doğru uzanır. Güneydoğu Toroslar’ın uzantıları olan bu dağlar oldukça düzgün sıralar oluşturur.

Bölgenin batısını kuşatan dağlar ise sistemli bir sıra oluşturur ve Gaziantep ili’ni Hatay-Maraş Çukurluğu’ndan ayırır.

SOF DAĞLARI (KARTAL DAĞLARI): Güneydoğu Toroslar’ın uzantıları olan Sof Dağlan, ile kuzeyden sokulur. Bu dağların güneyinde Gaziantep Yaylası uzanır. Sof Dağları’nın en yüksek noktası 1.496 m yükseltili Kepekçi Tepesi’dir. Burası aynı zamanda ilin en yüksek noktasıdır. Batı-doğu doğrultusunda uzanan Sof Dağları, üç ana bölümden oluşur. Bunlar, Alıcı Sofu, Dımışıklı Sofu ve Çarpın Sofu dağlarıdır.

Bir çizgi gibi uzanan bu dağların üzerinde ovacıklar, tepeler, vadiler ve zengin su kaynakları vardır. Aynca, Alıcı Sofu Dağları üzerinde bir kale kalıntısı ile kurumuş bir göl yatağı da bulunmaktadır.

SAM VE DÜLÜKBABA DAĞLARI: Gaziantep il merkezinin kuzeyinde Dülükbaba Dağları bulunur. Dülükbaba’nın en yüksek noktası, 1.250 m yüksekliktedir. Bu dağlarla il merkezinin kuzeybatısındaki Sof Dağları arasında yer alan Sam Dağları’nın en yüksek noktası 1.050 m dolayındadır. Sam ve Dülükbaba dağları, Sof Dağları’nın Gaziantep’in kuzeyinden Fırat Irmağı’na doğru uzanan bir koludur. Nizip ve Sacır suları yöreden kaynaklanmaktadır. Gaziantep Yaylası, Sam ve Dülükbaba dağlarından Fırat Irmağı’na açılır.

GÜRENİZ DAĞLARI: Gaziantep merkezinin kuzeydoğusunda yer alan Güreniz Dağlan, Dülükbaba Dağları’nın Fırat Irmağı’na doğru uzanan bir koludur. 1.069 m yükseklikteki dağların güneyinde Gaziantep platosu ile Oğuzeli ve Barak ovaları bulunur.

KARADAĞ: Sof Dağları’nın Adıyaman yönündeki uzantılarından oluşmaktadır. Karadağ Yavuzeli llçesi’nin en önemli yükseltisidir(1.008m).

GANİBABA VE SARIKAYA DAĞLARI: Sof Dağları’nın Hatay yönündeki uzantıları olan bu dağlar, yaklaşık 1.100 m yüksekliktedir. Batısında İslâhiye Ovası, doğusunda Gaziantep platosu bulunmaktadır.

AMANUS DAĞLARI: Nur Dağlan ile Hatay-Maraş Çukurluğu’nuGaziantep platosundan ayıran Amanus Dağları düzgün sıralar oluşturan dağlardır. Ancak, Amanus Dağları’nın ana çatısı Hatay ve Maraş illeri içinde kalmaktadır. Bu dağların yükseltisi az doğu yamaçları, İslâhiye Ovası’nın batısını kuşatır.

OVALAR: Gaziantep’in yaklaşık % 27’si ovalardan oluşmaktadır. İlin ovaları, doğuda Fırat Havzası’nda, Oğuzeli, Nizip, Yavuzeli ve Araban yörelerinde; batıda, Amik Gölü’ne dökülüp çıktıktan sonra Asi Irmağı ile birleşen Karaçay’ın yukarı havzalarında toplanmış durumdadır.

Gaziantep’in Fırat Havzası’nda kalan ovaları Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü’ nce yürütülen Güneydoğu Anadolu Sulama Projesi kapsamına alınmış olup proje çalışmalarına 1976′da başlanmıştır.

İSLÂHİYE OVASI: Batıdan Amanus Dağları, doğudan Sof ve Sarıkaya dağları ile Gaziantep Yaylası’nın çevrelediği İslâhiye Ovası ilin en önemli ve verimli ovaları arasındadır. Kuzeydoğudan güneybatıya doğru bir oluk şeklinde uzanan ova, kuzeyde Maraş ve Pazarcık ovaları adını alır. İslâhiye Ovası, büyük bir çöküntü hattının kuzey ucunda bulunmaktadır. Denizden yüksekliği ortalama 550 m olan İslâhiye Çukurluğu’ndan sonra bu kırık hat güneye doğru, Amik Gölü ve Hatay’a kadar sürer. Dünyanın önemli kırık hatlarından olan bu çöküntü alanı ülke sınırlarının dışında da, Elbeka, Taberiye Gölü, Lut Vadi-i Araba, Akabe Körfezi, Kızıl Deniz ve Afrika’da Rudolf Gölleri, Viktorya Gölü, Tanganika Gölü ve Niyasa’ya dek uzanır.

Genellikle alüvyal topraklarla kaplı olan ovanın genişliği 10-20 km arasında değişmektedir. İl sınırları içindeki uzunluğu ise 70 km’ye yaklaşır.

Ovada tarla bitkilerinden buğday, arpa, şekerpancarı, pamuk, burçak, nohut, mısır, susam, yulaf, çavdar, kavun, karpuz; sebzelerden domates, patlıcan, kabak ve taze fasulye üretilir. Ayrıca, yine taban toprakların bir bölümünde zeytin yetiştirilmektedir.

BARAK OVASI: Nizip llçesi’nin güneyinde, doğudan Fırat Irmağı ‘nın, güneyden Suriye’nin, batıdan Oğuzeli (Tilbaşar) Ovası’nın çevrelediği az dalgalı bir ova olan Barak Ovası güneydoğuya doğru alçalarak sürer.

Alüvyal topraklarla kaplı verimli bir ovadır. Uzunluğu 20-25 km, genişliği 15-20 arasında değişen ovada, daha çok, tarla bitkilerinden buğday, arpa, mısır, çavdar, yulaf, susam, nohut, pirinç, şeker pancarı ve pamuk, bostan ürünlerinden kavun, karpuz; sebzelerden domates, patlıcan ve taze fasulye ile üzüm yetiştirilir. Ayrıca, zeytincilik ve fıstıkçılık yapılır.

TİLBAŞAR (OĞUZELİ) OVASI: Gaziantep il merkezinin güneyindeki Oğuzeli ilçesi’nin önemli bölümünü içine alan Oğuzeli Ovası hafif dalgalı olup, Gaziantep platosundan güneye uzantısıdır. Güneye doğru genişleyen ovanın uzunluğu 40 km’ye yaklaşır. Alüvyal ve kolüvyal topraklarla kaplı ovada, genellikle tarla bitkileri ve yaz sebzeleri üretilir. Bunun yanında üzüm zeytin ve fıstık da yetiştirilir.

YAVUZELİ ARABAN OVALARI: Gaziantep Merkez İlçe ile Adıyaman İli arasında, yer yer dağlarla çevrili vadilere yerleşmiş ovalardır. Batı-doğu yönünde uzanan bu ovalar dar ve uzundur; doğuda Fırat Vadisi’ne yaklaştıkça genişleyen ovaların yükseltileri de azalır.

Hin en verimli ovaları arasında bulunan Yavuzeli-Araban Ovaları kalın bir alüvyal toprak tabakası ile kaplıdır. Fırat Vadisi’ne doğru, eğimleri % 2-6 arasında değişen bu ovaların denizden yüksekliği 400-600 m’dir.

Kireç yönünden zengin olan ova toprakları, genellikle ağır bünyeli olup, geçirgenlikleri iyidir. Sulu tarıma açılan bölümlerinde kirecin etkisini azaltmak için fosfatlı ve potaslı gübrelerin kullanılması gerekmektedir. Ovaların önemli bir taşlılık ve drenaj sorunu da yoktur. Yörede, daha çok tarla bitkileri yetiştirilmekte, ayrıca, yaz sebzeciliği, meyvecilik, bağcılık ve zeytincilik yapılmaktadır.

Gaziantep YAYLALAR: İlde genellikle Merkez İlçe sınırları içinde toplanan yaylalık alanlar, il toplam alanının, yaklaşık % 2’sini kaplamaktadır.

Merkez ilçe sınırları içinde toplanan bu tür yeryüzü şekillerinin tümüne birden Gaziantep platosu denir. Yayla, Sof Dağları’ndan, güneyde Suriye sınırına doğuda ise Fırat Irmağı’na doğru alçalır. Gaziantep Yaylası’ndaki derin vadilerde Nizip ve Sacır suları akmaktadır.

Yayla ortalama, 500-700 m yüksekliktedir.

VADİLER: Gaziantep’in dağlık yörelerinde, az engebeli yayla ve ovalarında, akarsuların açtığı ya da çöküntülerle oluşmuş çok sayıda vadi vardır. Bu vadiler, genellikle yerleşme bölgeleri durumundadır. İldeki vadilerin en önemlileri şunlardır:

NİZİP SUYU VADİSİ: Nizip Suyu’nun yatağını izleyerek, Fırat Irmağı’na dek uzanan ana vadidir. Ana vadinin değişik kesimleri, daha çok tabanındaki yerleşme yerlerine bağlı olarak çeşitli adlar almaktadır. Nizip Suyu Vadisi, başlangıcından Fırat Vadisi’yle birleşinceye dek sırasıyla, Dülük,

Karahüyük, Etebek, Bedirköyü, Suboğaz, Tokdemir, Keret, Hıyam, Çağıt, Çanakçı, Kertişe, Turlu, Kızılcakat, Akçakent ve Nizip gibi adlar alır.

SACIR SUYU VADİSİ: Sacır Suyu’ nun ana yatağı boyunca, kuzeyden güneye doğru uzanır. Gaziantep il merkezinin güneydoğusundaki Humanız yöresinde başlayan vadi, Nurgana, Bebirge, Aşağı Kilisecik köyleri üzerinden Çağdın Köyü’ne dek uzanır.

Hacar, Oğuzeli, Zıramba, Tilbaşar, Haral, Vasılı, Hatunlu ve Kemnun köyleri yakınlarında Sacır Suyu Ana Vadisi’yle birleşen pek çok küçük vadi vardır.

ORUL-MİZAR VADİSİ: Nizip’in güneybatısında, batı-doğu doğrultusunda uzanır. Vadiden, Nizip Suyu’na dökülen küçük bir çay akar. Nizip yakınında Nizip Suyu Ana Vadisi’yle birleşir.

Bu belirgin vadilerin dışında ilde, Gaziantep Nizip Karayolu’nun geçtiği Güreniz, Arıl, Batal, Kerercebelve Cidet vadileri vardır. Ayrıca, Sof Dağları arasında, özellikle, dağ köylerinin kurulduğu çok sayıda vadi sıralanır. Ceritarası Vadisi bu vadilerin en önemlisidir.

Gaziantep AKARSULAR: Gaziantep il alanında, üç su toplama havzası vardır. İlin batısındaki İslâhiye Çukurluğu ve çevresinin suları Akdeniz’e, Suriye sınırına yakın güney kesimlerinin suları kapalı çöl havzasına boşalır. İlin bunların dışında kalan tüm alanı Fırat Havzası kapsamı içerisinde kalır ve sularını Basra Körfezi’ne boşaltır. Bunlardan, özellikle Fırat ve Akdeniz havzaları, ilin tarımsal etkinlikleri açısından son derece önemlidir. Buralarda büyük akarsu kaynakları bulunmaktadır.

AKDENİZ HAVZASI AKARSULARI: Gaziantep lli’nin batısı, Maraş’tan başlayıp Afrika’ya dek uzanan büyük çöküntü alanının içinde kalmaktadır. Çöküntü alanının kuzey ucundaki İslâhiye, Fevzipaşa, Sakçagözü, Kilis ve Musabeyli yörelerinin suları çeşitli akarsularla Akdeniz’e akar.

Karaçav (Karasu): Karaçay, İslâhiye llçesi’nin kuzeyinde bulunan Karagöl’den (Emen) çıkar. Güney yönünde akarak İslâhiye Ovasi’nın ortasından geçer. İl sınırları içinde 35-40 km aktıktan sonra, Hatay il sınırlarına girer. Hatay il sınırları içinde Kırıkhan’ın kuzeyinde, İslâhiye’nin batısındaki Amanus Dağlan’nın doğu yamaçlarından çıkıp 15-30 km aktıktan sonra il sınırlarını terk eden bir başka kolla birleşir. Daha sonra Amik Gölü’ne dökülen Karaçay gölden çıkar ve Maraş’tan Afrika’ya kadar uzanan büyük çöküntü alanının ülke sınırları dışında kalan güney havzalarının sularını toplayan Asi Irmağı’yla, Hatay yöresinde birleşerek Akdeniz’e dökülür.

Karaçay’dan İslâhiye Ovası’nın sulanmasında geniş ölçüde yararlanılmaktadır.

Afrin Çayı: Afrin Çayı, Gaziantep’in kuzeybatısındaki Sof Dağları’ndan çıkar. Sonra, Gaziantep platosunun batı kesiminden geçen Afrin Çayı, burada dar ve derin bir vadi oluşturur. Musabeyli yöresinde çayın vadi tabanı genişler ve Kilis’in batısında ülke sınırları dışına çıkar. Hatay’ın Reyhanlı yöresinde yeniden ülke sınırları içine giren Afrin Çayı, batı yönünde akarak Karaçay ile birleşir ve Amik Gölü’ne dökülür.

Afrin Çayı’nın il sınırları içindeki uzunluğu, yaklaşık 60 km’dir. Çaydan, Musabeyli ve Kilis yörelerindeki vadi düzlükleri s ulanabilmekt edir.

Aksu: Sof Dağları’nın batı ucundan çıkan Aksu, Fevzipaşa Bucağı’nın kuzeyi ile Sakçagözü yörelerinin sularını toplar. Kuzey yönünde 40 km kadar aktıktan sonra Kahramanmaraş topraklarına girer. Kahramanmaraş’ın Türkoğlu yöresinde, Adıyaman’ın Gölbaşı’ndan çıkarak gelen ve aynı adla anılan asıl büyük kolla birleşir. Daha sonra, Kahramanmaraş yöresinde batıya doğru bir yay çizerek Ceyhan Irmağı ile birleşir ve Adana’yı geçerek Akdeniz’e dökülür.

FIRAT HAVZASI AKARSULARI: Gaziantep tli’nin büyük bir bölümü Fırat Vadisi’ne doğru, Vo 2-6 eğimlidir. Bu nedenle, Fırat Havzası’nın, ildeki su toplama havzası çok büyüktür.

Karasu: İlin kuzeyinde, Sof Dağları üzerinden çıkan Karasu başlangıçta Kahramanmaraş il sınırları içinde akar; Araban yöresinde Gaziantep il topraklarına girer. Araban Ovası’nın ortasından doğu yönünde akar ve Fırat Irmağı ile birleşir. Gaziantep sınırları içindeki uzunluğu 40 km kadardır. Araban yakınlarında Karasu’nun vadi tabanı genişleyerek verimli ovalar oluşturur. Karasu’dan ovanın sulanmasında geniş ölçüde yararlanılmaktadır.

Merzimen Çayı: Merzimen Çayı, Sam ve Dülükbaba dağlarından çıkar. Doğu yönünde akarak Yavuzeli’ni geçtikten sonra Fırat Irmağı ile birleşir. Merzimen Çayı’nın uzunluğu yaklaşık 60 km’dir. Bu Akarsudan Yavuzeli Ovası’nın sulanmasında yararlanılmaktadır.

Nizip Çayı: Nizip Çayı, Gaziantep’in kuzeybatısında, Sof Dağları üzerindeki Durnalık ve Dülük köyleri yöresindeki kaynaklardan çıkar. Yaklaşık 80 km uzunluğundaki çay çıktığı noktayla Nizip arasında kuzeydoğudan güneye doğru geniş bir yay çizer. Nizip’ten sonra doğuya dönerek Fırat Irmağı ile birleşir. Nizip Çayı, Fırat ırmağı ile birleşmeden önce, ilin büyük ovalarından Barak Ovası’mn ortasından geçer; bu arada geniş sulama olanakları yaratır.

Alleben-Sacır Suyu: Bu akarsu, il merkezinin kuzeybatısındaki Sof Dağlan’nın yamaçlarından çıkar. Gaziantep’in güneydoğusundaki Humanız yöresine dek adı Alleben Çayı’dır. Bu noktadan sonra Sacır Suyu adını alır; doğuya doğru akarak Akçakoyun yöresinde Suriye topraklarına girer ve Fırat Irmağı’na dökülür. Ülke sınırları dışına çıkmadan, Gaziantep Platosu’nda bulunan Şahinbey ve Töreli köyleri yakınlarından doğan Elmalı, Tüzel ve Aynafar sularını alır. Yaklaşık 60 km uzunluğu olan Alleben Sacır Suyu’ndan, özellikle Akçakoyun yöresinde sulamada yararlanılır. Ancak, Gaziantep il merkezi ile Oğuzeli yerleşme yerlerinin içinden geçen bu akarsu, fabrika ve atölyelerin katı sıvı atıkları yüzünden çok kirlenmiş durumdadır. Gerekli önlemler alınmazsa, yakın gelecekte, kirlilik sulama olanaklarını ortadan kaldıracaktır.

ÇÖL KAPALI HAVZASI AKARSULARI: Gaziantep’in güneyinde küçük bir bölüm, Holateli ve Elbeyli yöreleri, Suriye Çölü kapalı havzası içinde kalmaktadır. Bu havza suları, Halep’ten sonra, buharlaşma ve toprak geçirgenliği nedeniyle yok olmakta, zaman zaman da geniş bataklıklar oluşturabilmektedir.

Balık Suyu (Küveyk Suyu): Batı Gaziantep Yaylası’ndan çıkan Balık Suyu, Polateli’nden sonra Elbeyli’ye doğru, doğu-güney doğrultusunda geniş bir yay çizer. Elbeyli’nin batısında ülke sınırları dışına çıkar. Suriye topraklarında güney yönünde akar; Halep’i geçtikten sonra Elmaç Bataklığı’nda son bulur.Balık Suyu’nun il sınırları içindeki uzunluğu 40-45 km’dir

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.